Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi

Please download to get full document.

View again

of 32
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Published
Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi
  Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi   647 Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi 1   2   M. Hakan KOÇAK*  Aziz ÇELİK**   “Emekçiler sanki birden yüzyıllık uykularından uyanmışlardı”    Mehmet Ali AYBAR Öz:   1961 yılının son günü İstanbul Saraçhane'de İstanbul İşçi Sendikaları Birliği (İİSB) tarafından düzenlenen miting Cumhuriyet tarihinin ilk işçi mitingi olarak sembolik bir anlam taşımasının yanı sıra kitleselliği ile de işçi hareketinin 1960’lardaki mücadelesinin dönüm noktası olmuş ve geleceğine dair umut yaratmıştır. Saraçhane emek hareketinin 1950'li yıllardaki birikiminin en görkemli sunumudur. Yüz bin civarında işçinin katıldığı tahmin edilen mitingin öncelikli amacı, hükümet programında kesin bir takvime bağlanmamış olan grev ve toplu sözleşme yasalarının bir an önce ve sınırlandırılmadan çıkartılmasını sağlamaktır. Ancak Saraçhane Mitingi güncel amacının ötesinde anlamlar içermekte ve işçi sınıfının hegemonik kapasitesinin genişlemesinde önemli bir dönemece işaret etmektedir. 1980’lere kadar sürecek olan emek hareketinin yükselişinin işaret fişeğinin Saraçhane mitingi olduğunu söylemek mümkündür. Saraçhane mitingi ile kazanılan özgüven 1960’lar boyunca nice işçi eylemine ve direnişine yol göstermiştir.   Osmanlı döneminde Selanik ve İstanbul gibi merkezlerde yapılan birkaç mitingi ve 1 Mayıs gösterisini bir yana bırakırsak, Saraçhane işçi hareketinin bu topraklardaki ilk büyük mitingi olma özelliğini taşır. 1940'lı yılların sonlarından itibaren sendikaların miting girişimleri bir biçimde engellenmiştir. Özellikle 1950'li yıllarda İstanbul Taksim'de gerçekleştirilmek istenen ve kitlesel katılım potansiyeli taşıdığı gözlenen miting girişimlerinin devletin yoğun baskısıyla sonuçsuz kaldığı bilinmektedir. TİP’li sendikacıların özel bir rol oynadığı 1  Ma kalenin Geliş Tarihi: 14.09.2015   2   Bu makale Saraçhane mitingi konusunda uzun zamandır planladığımız ve hazırlıkları devam eden kitap çalışmamızın bir   ilk özeti niteliğindedir. * Doç. Dr., Kocaeli Üniversitesi İİBF, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü  ** Doç. Dr., Kocaeli Üniversitesi İİBF, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü   Çalışma ve Toplum, 2016/2     Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi   648 Saraçhane Mitingi'nin gerçekleşmesi tüm bu deneyimlerin yarattığı birikimin ve bastırılmış özlemin gün yüzüne çıkmasını sağlamış ve ilerleyen yıllarda DİSK'in kurulmasına zemin oluşturan işçi sınıfının kararlılığı ve özgüvenini artırıcı bir etki yaratmıştır. Makalede miting tarihsel bağlamı içinde ve önemli detayları sunularak değerlendirilmiştir.  Anahtar kelimeler : Saraçhane mitingi, grev hakkı, sendikacılık    The Day the Working Class of Turkey Emerged: The Saraçhane Demonstration  Abstract:  The Saraçhane rally and demonstration organized by The  Association of Istanbul Trade Unions (İİSB) in the last day of 1961 has a symbolic meaning as the first workers’ rally in the republican history of Turkey. The massive Saraçhane demonstration was a turning point of the struggle of labour movement of 1960s and gave hope to its future. The Saraçhane  was the spectacular presentation of the accumulation of the labour movement in 1950s. The primary aim of the demonstration, some one hundred thousand workers attended,  was to create pressure over the government to enact the right to strike and right to bargaining collectively without any restrain. However the demonstration makes sense beyond its actual aim and it indicates a turning point in terms of the expansion of the hegemonic capacity of the working class. The signal flare of the rising of labour movement continued until 1980 was the Saraçhane.  The self- confidence gained as a result by the Saraçhane leaded several workers’ resistances and movements during 1960s.  With the exception of a few rallies and the May Day demonstrations in Istanbul and Thessaloniki in the late Ottoman era, the Saraçhane  was the first massive rally and demonstration in Turkey. From the end of 1940s attempts of trade unions to organize demonstrations and rallies were interrupted by governments. Particularly in 1950s attempts to hold demonstrations in which expected massive participation in Taksim square were hampered by severe governmental pressures. Trade unionists affiliated with the Labour Party of Turkey (TİP) played a crucial r ole during the demonstration. It provided to bring to light the accumulation derived from all experiences and the supressed aspirations of the working class. The demonstration also formed a basis to establish of the Progressive  Trade Union Confederation (D İSK).  The article explores the demonstration in a historical context and in detail. Keywords:    The Saraçhane demonstration, right to strike, trade unionism    Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi   649 Giriş   31 Aralık 1961 tarihinde İstanbul Saraçhane 3   meydanında yapılan miting, cumhuriyet dönemi işçi hareketi tarihinin o güne kadarki en kitlesel eylemidir. Kolektif iş akdi (toplu iş sözleşmesi) ve grev hakkına odaklanan miting işçi hareketi açısından kritik bir sıçrama noktasıdır. Ancak emek hareketi tarihimizin başka önemli olayları ve köşe taşları gibi bu büyük eylemin de, nedenleri, sonuçları, hedefleri, bileşimi, örgütlenmesi ve öncesi/sonrası çerçevesinde kapsamlı bir değerlendirmesi bugüne dek yapılmamıştır. Oysa bu miting tüm boyutlarıyla ele alındığında bize Türkiye işçi hareketinin hem o günkü durumuna hem de sonrasındaki kimi sendikal ve siyasal gelişmelere dair önemli ipuçları verebilecek niteliktedir. Miting aynı zamanda emek tarihimizin değerlendirilmesine ilişkin temel tartışmalar açısından da önem taşımaktadır. Sendikal hareketi neredeyse,   27 Mayıs  ve 1961 Anayasası ile başlatan ve işçi sınıfına haklarının hemen tümüyle tepeden  verildiğini savunan yaygın, ana akım bakış açısının geçerliliğinin sorgulanmasında, emek tarihinin emekçilerin pasif özneler oldukları, salt siyasal/hukuksal/kurumsa l gelişmeler tarihi olmaktan çıkarılması ve işçi sınıfının deneyiminin nesnel bir şekilde anlaşılır kılınmasında; bu deneyim  ve birikimin kurumsal gelişmeler ile karşılıklı etkileşim içinde kavranmasında Saraçhane Mitingi için üretilecek bilginin ve eleşti rel analizin önemli bir yeri olacaktır.   Çalışmamızda,   miting öncesi dönemin genel atmosferi, işçi hareketinin gelişim seyri, miting fikrinin ortaya çıkışı ve örgütlenişi, bu süreçte etkin olan kişisel  ve örgütsel aktörlerin durumu, mitingin talepleri, mitingin görünümü, sonrasında yapılan yorumlar ve dönemin sendikal, siyasal gelişmelerine etkileri ele alınacaktır. Çok partili döneme geçişin ardından giderek gerginleşen iki kutuplu bir siyasi mücadele dönemi olarak yaşanan ve bir askeri müdahale ile sona eren 1950’lerin hemen ardından işçilerin bağımsız sınıf kimlikleri ve talepleriyle tarih sahnesinde bu ölçekte yer alabilmeleri, mitingi gerçekleştiren İstanbul İşçi Sendikaları Birliği’nin (İİSB) hem kadro hem de politik tutum bağlamında geçmişte biriktird ikleri ve temsil ettikleri ile 1967’deki büyük ayrışmanın (DİSK'in kuruluşu) nüvelerini barındırması bağlamında geleceğe dair sunduğu ipuçları; hemen takip eden aylarda yoğunlaşan işçi sınıfı yönelimli siyasi arayışlara mitingin moral ve düşünsel etkisi, i şçi hareketinin boy göstermesi karşısında alınan tavırların sınıfsal ve siyasal karakteri gibi temalar çalışmamızda değerlendirilecektir. Saraçhane’ye Akan Tarihsel Birikim   Osmanlı dönemi işçi hareketi hem 1908 öncesinde hem de 2. Meşrutiyet’in ilanını ta kiben yaşanan büyük grev dalgası ve sonrasında sokak eylemleriyle sesini, taleplerini duyurmaya çalışmıştı. Özellikle de 1908’deki büyük grev dalgası sırasında 3   Meydan Saraçhanebaşı olarak da bilinmektedir. Ancak    yaygın kullanın Saraçhane olduğu için biz de bunu tercih ettik.    Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi   650 on binlerce işçinin gerçekleştirdiği fiili grevler ve yürüyüşler işçilerin sınıf olarak  varlığının kamuoyunda da görülmesi ve tartışılmaya başlanması açısından dönüm noktası oluşturmuştu. Selanik gibi dönemin sanayi kentlerinde sokak gösterileri, mitingler neredeyse gündelik yaşamın rutinini oluşturmaya başlamıştı. Ancak Balkan Savaşları, bu savaşlarla yaşanan kopuşlar ve ardından gelen 1. Dünya Savaşı işçileri sokaklardan çekti. İttihat ve Terakki’nin baskıcı iktidar yıllarının ardından  Türkiye işçi hareketinin sokaklarda görünür olduğu bir sonraki dönem ise 1920’li yıllar oldu. Mütareke dönemi İstanbul’unda yoğunlaşan grevlerin yanı sıra 1 Mayıs gösterileri gibi eylemler de yaşandı. Cumhuriyetin kuruluşunu izleyen 1920’li yılların ortalarından itibaren yoğunlaşan otoriter uygulamalar ve tek parti rejiminin hüküm sürmeye başladığı 1930’lu   yıllarda bunlara eşlik eden grev ve sendika haklarına dair yasakçı hukuksal düzenlemeler sonucu işyerlerinin yanı sıra işçilerin sokaklardaki hak talepli eylemleri de büyük ölçüde ortadan kayboldu. 1946’da kısa bir bahar yaşayan sol kökenli sendikal örgütlenme sırasın da da, onu izleyen devlet  vesayetindeki 1947 sendikacılığının ilk yıllarında da işçiler sokaklarda görünmedi/görünemedi. Ancak 1950’li yıllarda sendikaların ve öncü sendikacıların işçilerin taleplerini meydanlarda mitinglerle ortaya koyma yönünde iradeleri nin, yaşanan tüm olumsuzluklara ve başarısızlıklara karşın, hiç bitmeden sürdüğü görüldü. 4   1960’lı yılların öne çıkan özelliği ise 27 Mayıs ile birlikte başlayan ve 1961  Anayasası ile somut içeriğe kavuşan yeni bir dönem olması, siyaset ve sendikal alanda yarattığı çoğulcu ve özgürlükçü ortam ile sendikal hareketin çeşitli biçimler  ve anlayışlar etrafında siyasete müdahale olanaklarının ve arzusunun artmasıdır. Dahası, 27 Mayıs sonrası dönemin en belirgin yanı işçi sınıfının nicel ve nitel olarak yükselişi    ve bir sınıf olarak ayağa kalkmasıdır. Bülent Ecevit, 27 Mayıs 1960’ı izleyen dönemin en önemli özelliklerinden birinin yeni bir siyasal ve sosyal güç olarak emeğin yükselişi olduğunu vurgulamaktadır (1973). 1946 - 1960 dönemini  Türkiye’de işçi sınıfının erken erginliğe geçiş dönemi olarak ele almak mümkündür. 1940’ların ikinci yarısı ve 1950’lerdeki birikimin 1960’ların ilk yıllarında   işçi sınıfının siyasallaşmasın    ve toplumsal etkisinin artışına ve ayağa kalkışına ciddi bir zemin hazırladığını görüyoruz. 1960’ların ilk yıllarında yaşanan işçi eylemleri, TİP’in kuruluşu ve özelikle Saraçhane Mitingi sınıf oluşumu açısından İngiltere’de 1830’larda yaşanan Chartist hareketin yükseliş dönemine benzetilebilir.   Sendikacılığın, siyaset ve devletle ilişkilerinin yönü bu dönem içinde farklılaşmış ve bu farklılık Türkiye sendikal hareketindeki en önemli yarılmayı (DİSK’in kuruluşu) beraberinde getirmiştir.   27 Mayıs, 1961 Anayasası ve İşçi Hareketi 27 Mayıs Darbesi sonrası dönem toplumun geniş kesimleri için olduğu gibi işçiler  ve sendikalar açısından da bir arayış ve canlanma dönemi oldu. 1950 sonlarına 4   1950’lerde sendikaların miting girişimleri için bakınız M. Hakan Koçak (2009).    Türkiye İşçi Sınıfının Ayağa Kalktığı Gün: Saraçhane Mitingi   651 doğru artık giderek otoriter bir hal almış olan Demokrat Parti (DP) iktidarında hayal kırıklığına uğramış sendikal hareket yeni anayasanın sosyal haklar açısından geli ştirilmesi ve işçi sınıfının siyasi temsilinin güçlendirilmesi gibi başlıklarda ağırlığını koymaya başladı. Sosyal hakların toplum gündeminde daha çok yer tutmaya başladığı, sosyal adalet kavramının yaygınlık kazandığı bir düşünsel iklimde işçiler ve sendikacılar daha sorgulayıcı ve daha cesur bir kimlik edinmeye başlamışlardı. Seçim mitinglerinin ve çeşitli hak arayışları için sokak eylemlerinin gerçekleştiği bir ortamda işçiler de uzun yıllardır kendilerine kapatılan ya da unutturulan sokaklarla yeniden b uluşmak için adımlar atmaya başladılar. Ekonomik durgunluğun da yaşandığı bu evrede işçiler bir yandan gerçek ücretlerini korumak, bir yandan da başlıca çalışma haklarını elde etmek arzusundaydılar. Darbe, siyasi çekişmeler, yeni anayasa hazırlıkları ve oylaması, genel seçimler gibi genel gündemlerin ağırlığı altında kendi taleplerini duyuramadıklarını düşünüyorlar ve bunu ancak kendi örgütlü güçlerini ortaya koyarak yapabileceklerini görüyorlardı. Saraçhane’ye akan uzun tarihsel birikimin genel özellikleri   bu şekilde özetlemek mümkün. Şimdi Saraçhane’nin hemen öncesinde umumi manzaraya daha yakından bakmakta yarar var. Saraçhane mitingi 27 Mayıs sonrasında oluşan siyasal ve sendikal atmosfer içinde gerçekleşti. 1960’ların en önemli siyasal gelişme si olan 27 Mayıs Darbesi, emek hareketi açısından da dolaysız sonuçlar üretti. 27 Mayıs’ın ardından oluşturulan hükümetin programında “Adil ve insanî çalışma şartları[nın], hür ve bağımsız sendikacılık[ın], bütün icaplariyle ve demokratik bir düzene uygun, kolektif müzakere sistemi[nin tesisi]  ” başlıca konular olarak vurgulanıyordu. 27 Mayıs, gönüllü veya zoraki, ama yine de sendikal hareketin tamamının desteğini aldı. Darbeciler de sendikaların desteğini almaya özel önem verdi. 27 Mayıs’tan sadece dört gün sonra Bak  anlar Kurulu’nun Türk  - İş’in Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) üyeliğine izin vermesi bu desteğin simgesel bir örneğidir. Sendikaların Kurucu Meclis’te altı temsilci ile yer alması ve Cemal Gürsel’in atadığı 15 kontenjan senatörü arasında Türk  - İş İcra Kurulu üyesi Ömer Ergün’e de yer vermesi, 27 Mayısçıların sendikacıların da gönlünü kazanmaya çalışan diğer adımları olarak görülebilir (Çelik, 2010). Öte yandan Anayasa ile sendikal hakların güvence altına alınması 27 Mayıs’ın dolaysız sonuçlarından biri olmuştur. 1961 Anayasası, Türkiye’de sosyal politika ve çalışma ilişkileri açısından köklü bir yönelim değişikliğidir. 1961 Anayasası, 1924  Anayasası’nın klasik liberal özgürlükler sistematiği ile yetinmeyip, ekonomik ve sosyal haklara d a geniş yer verdi. Anayasanın 2. maddesi, devletin nitelikleri arasında sosyal hukuk devleti    ilkesini de saydı. Anayasa’yı hazırlayan Kurucu Meclis, çeşitli toplumsal kesimlerin temsiline de olanak vermekteydi. Türk  - İş’in geniş bir katılımla seçtiği altı temsilci de Kurucu Meclis’te yer almıştı. Dönemin Türk  - İş Genel Sekreteri Halil Tunç, bu temsilcilerin ICFTU kanalıyla diğer ülke anayasalarında sendikal haklarla ilgili düzenlemeleri araştırarak Anayasa çalışmalarına katkıda bulunduğunu belirtir. Bu yıllarda işveren örgütlerinin henüz
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks