TATARLI HÖYÜK M.Ö. II. BİNYIL TABAKALARINA AİT ARKEOBOTANİKSEL BULGULAR: ÖN RAPOR

Please download to get full document.

View again

of 7
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Published
TATARLI HÖYÜK M.Ö. II. BİNYIL TABAKALARINA AİT ARKEOBOTANİKSEL BULGULAR: ÖN RAPOR
  TATARLI HÖYÜK M.Ö. II. BİNYIL TABAKALARINA AİT ARKEOBOTANİKSEL BULGULAR: ÖN RAPOR  Salih KAVAK* 1 Halil ÇAKAN K.Serdar GİRGİNER  ÖZETBu çalışma, Tatarlı Höyük (Ceyhan/Adana) 2011-2012 kazı dönemlerinde M.Ö. II.  binyıl tabakalarından elde edilen bitkisel kalıntıların arkeobotaniksel değerlendirmelerinin  bir ön raporudur. Yüzdürme ve kuru eleme işlemleri kullanılarak 18 açmaya ait toplam 196 toprak örneğinden bitki kalıntıları ayrıştırılmıştır. Elde edilen karbonlaşmış bitki kalıntılarının laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda en fazla görülen kültür  bitkisinin buğday (Triticum ), arpa (Hordeum) , asma (Vitis vinifera)  ve zeytin (Olea europea)  olduğu görülmüştür. Doğal oraya ait karbonlaşmış buluntular günümüz  bölge orasıyla benzerlikler taşımaktadır. En yaygın görülen doğal bitkiler engerekotu (Echium) , semerotu (Schoenoplectus) , sığırkuyruğu (Verbascum)  ve ebegümeci (Malva)   cinslerine ait türlerdir.Anahtar Kelimeler: Tatarlı Höyük, arkeobotanik, yüzdürme ARCHAEOBOTANICAL FINDINGS RELATED TO THE II. MILLENIUM B.C. LAYERS FROM TATARLI HÖYÜK: PRELIMINARY REPORT  ABSTRACT  This study is a preliminary report on the archaeobotanical assessments of plant remains extracted from BC II. millenium layers during Tatarlı Höyük (Ceyhan/Adana) 2011-2012 excavation periods. Using otation and dry sieving processes, plant remains were separated from 196 soil samples belong to 18 areas. As a result of laboratory examination of carbonized plant remains most common cultivated plants were found to be wheat ( Triticum) , barley (Hordeum) , grapevine (Vitis vinifera)  and olive (Olea europea) . Carbonized ndings of the natural ora have similarities with today’s regional ora. The most common native genus are viper’s bugloss (Echium) , bulrush (Schoenoplectus) , mullein (Verbascum)  and mallow (Malva) . Key Words: Tatarlı Höyük, archaeobotany, otation * 1   Biyolog Salih KAVAK, Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Sarıçam-Adana/TÜRKİYEProf.Dr. Halil ÇAKAN, Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Sarıçam-Adana/TÜRKİYEYrd.Doç.Dr. K. Serdar GİRGİNER, Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Sarı - çam-Adana/TÜRKİYE   ................................................................................... ....................................... 115  GİRİŞ  Arkeolojik alanlardan elde edilen karbonlaşmış bitkisel ve hayvansal kalıntılar, ait olduğu dönemde yaşayan insanların çevre ile olan ilişkileri, beslenme ve kültürel yaşamalarına ilişkin önemli bilgiler sağlayan buluntuların başında gelmektedir. Arkeobotaniksel açıdan ele alındığında bitkisel kalıntılar yanarak veya su altındaki havasız koşullarda kömürleşme veya mineralleşme şeklinde korunarak günümüze kadar ulaşabilmiştir. Bitki kalıntılarının geçmişteki gerçek miktarları saptanamasa da, sistemli şekilde toplanan ve istatiksel analizleri yapılan örnekler bir yerleşkedeki bitki kullanımı,  bitkilerin kökeni, doğal bitki örtüsü ve tarım yöntemleri hakkında önemli bilgiler sağlamaktadır (Ergun, 2008).Bitkisel ürünler, Ortadoğu’da her zaman yaşamsal rol oynamıştır. Çoğunlukla yiyecek, yakıt, il âç ve inşaat malzemesi olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, tarih öncesi toplulukların en önemli faaliyeti olan tarım ve tarımın gelişmesi, eski uygarlıkların araştırılmasında odak noktası olmaktadır (   Nesbitt, 1995).Mevcut bilgilere göre, insanların toplayıcı ve avcılık şeklindeki yaşamlarını terk ederek, ilk yerleşik ve tarımsal toplum yapısına, 10.000 yıl önce, son buzul çağının  bitmesinden sonra, günümüzde Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’i içine alan ve ‘Bereketli Hil â l’ olarak adlandırılan bölgede geçmişlerdir (van Zeist ve Bakker-Herees, 1985).Günümüzde, tarımda kullanılan çok sayıda kültür bitkisinin yaban î   ataları veya akrabaları olan yaban î   bitki türlerine ait doğal popülasyonların bu bölgede tespit edilmesi nedeniyle, Vavilov’un ‘Türlerin Kökenleri’ adlı eserinde bu bölge dünyadaki en önemli  bitkisel gen merkezlerinden biri olarak kabul edilmiştir (Damania, 1990; Celka ve Drapikowska, 2008).Arkeobotaniksel çalışmaların büyük bir kısmının Verimli Hilâl’in merkezinde yer alması nedeniyle, özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi’nde yer alan arkeolojik kazılarda hâlen arkeobotaniksel açıdan veri eksikliği bulunmaktadır. Araştırma alanı olan Tatarlı Höyük’ün (Ceyhan/Adana) Verimli Hilâl’in batı ucu olan Doğu Akdeniz Bölgesi’nde yer alması nedeniyle arkeobotaniksel açıdan önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir. Özellikle, Tatarlı Höyük, içerisinde yer aldığı verimli ovaları ve su kaynakları  bakımından kendine özgü coğrafî konumu ve verimli ovaları ile sadece eski çağlarda değil, günümüzde de önemli bir konuma sahip bölgelerden biri olan Yukarı Ova (Ceyhan Ovası) ve Çukurova’da boyutlarıyla, en dikkat çeken höyükleri arasında yer almaktadır. Tatarlı H öyük gibi büyük yerleşmeler iç inde Tarsus-Gözlükule, Mersin-Yümüktepe, Yüreğir-Misis Höyük ve Seyhan-Tepebağ yer almaktadır. Tatarlı Höyük Hitit, Asur, Babil, Alalakh, Ugarit ve diğer çevre kültür bölgelerinden elde edilen yazılı metinlerinde de adı geçen, sayısı elliden fazla Kizzuwatna kentinden birisi olma olasılığı olan, özellikle Lawazantia’ya aday kentler arasında düşünülmektedir (Ünal ve Girginer, 2007; Girginer ve ark., 2009).Tatarlı Höyük’teki ilk arkeobotaniksel çalışmalar Aslan (2012) tarafından 2009-2010 kazı dönemlerinde Hellenistik   Dönem tabakalarından elde edilen karbonlaşmış bitkisel kalıntıların değerlendiril  mesiyle başlamıştır. Bu çalışmada ise M.Ö. II. binyıl tabakalarından elde edilen arkeobotaniksel kalıntılar incelenerek, bu dönemde yaşayan insanların doğa ile ilişkileri ve kültürel yaşamları hakkında bilgi edinilmesi amaçlanmıştır. 116  ..........................................................................................................................   MATERYAL Bu çalışmada değerlendirilen örnekler Adana İli Ceyhan İlçesi sınırları içerisinde yer alan Tatarlı Höyük kazısından elde edilmiştir. Kömürleşmiş bitkisel kalıntıların tamamı, 2011-2012 kazı sezonunda, M.Ö. II. binyıl tabakalarına ait toplam 18 açma içerisinden elde edilen 196 adet toprak örneğinin yüzdürme (otation) ve kuru eleme yöntemleri kullanılarak elde edilmiştir. Bu örnekler içerisinde, kazı alanındaki açmalarda yer alan çöp çukurları,  pithos lar, ocak ve mutfak gibi bölgelerden elde edilen kalıntılarda yer almaktadır. YÖNTEM  Herhangi bir kazı alanında, geçmişe ait kültürel yaşam, doğa-insan ilişkileri ve beslenme şekilleri hakkında doğru bilgiler elde edilmesi, arkeobotaniksel verilerin sistemli bir şekilde alınması, ayrıştırılması ve analizi ile mümkün olmaktadır. Bu amaçla, Tatarlı Höyük kazısına ait farklı açmalarda ortaya çıkarılan M.Ö. II. binyıl tabakaları üzerinde yoğunlaşılmış ve kazı çalışmaları esnasında, belirli sistematik kurallar dâhilinde,  bu tabakalardan toprak örnekleri toplanmıştır. Bu doğrultuda her bir açmadan çaprazlama örnek alma yöntemi kullanılmıştır. Çaprazlama örnek alma yönteminde, 10x10 m.lik her  bir açmanın köşelerinde ve merkezinde olmak üzere 1x1 m.lik kareler şeklinde 5 daimî örneklik alan oluşturulmuştur. Açmalardaki kazı çalışmalarında, her bir 10-15 cm.lik derinlikteki toprak örnekleri alınarak etiketlenmiştir. Bu sabit örneklik alanların dışında, kazı esnasında ortaya çıkan silo,  pithos , ocak, fırın, çöp çukuru, bazı mekân içlerinden, ayrıca mekân tabanlarından ve arkeologların önemsediği bazı mimarî buluntuların çevresinden de toprak örnekleri alınarak etiketlenmiştir. Elde edilen toprak örnekleri içerisindeki muhtemel bitkisel kalıntıları ayırt etmek için ıslak eleme (yüzdürme) yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla, kazı alanına yakın bir yerde özel olarak dizayn edilmiş yüzdürme sistemi düzeneği oluşturulmuştur.  Pithos   veya küçük kaplar içerinden elde edilen az miktardaki toprak örnekleri içerisindeki karbonlaşmış bitkisel kalıntılar ise plastik kovalar içerisinde el ile yüzdürme işlemine tabi tutulup çapı 2 veya 1 mm.lik eleklerden geçirilerek ayrıştırılmıştır. . Yüzdürme işlemi için alınan toprak örneklerinin öncelikle volumetrik olarak miktarı belirlenmiştir. Ayrıca, yüzdürme işlemine tâbi tutulacak toprak örneği tartılarak ağırlık olarak da miktarı belirlenmiştir. Yüzdürme işlemi esnasında ise yeni bir kayıt formu tutulmuştur. Bu form üzerine toprakla birlikte gelen etiket üzerindeki bütün bilgilere ek olarak yüzdürme tarihi, yüzdürme işlemini gerçekleştiren kişinin adı ve soyadı, toprak örneği ile ilgili kaba gözlemler (rengi, kaba tekstür, granül yapısı, vs) ve yüzdürme sonras ı elde edilen ön gözlemler kaydedilmiştir. Elde edilen kömürleşmiş bitkisel kalıntılar kaput  bezleri içine alınarak açık havada kurumaları sağlanmıştır. Yüzdürme işlemi dışında kazı alanında ortaya çıkabilecek büyük boyuttaki, gövde ve kök parçaları gibi kömürleşmiş bitki kalıntıları kuru eleme yöntemiyle topraktan ayrılmıştır. Bu işlemde farklı çaplardaki deliklere sahip elekler yardımıyla, alınan toprak örneği kuru olarak elenmiş ve elek üzerinde kalan bitki kalıntıları topraktan ayrıştırılmıştır. Islak veya kuru eleme yöntemiyle elde edilen tüm bitki kalıntıları laboratuvar ortamında mikroskop altında boyutlarına veya morfolojik özelliklerine göre ayrıştırılmıştır. Ayrıştırılan örneklerin ait oldukları bitkinin cins ve tür seviyesinde tanımlamaları devam etmektedir. ................................................................................... ....................................... 117     BULGULAR Araştırma kapsamında elde edilen bitkisel kalıntıların morfolojik ve anatomik özellikleri göz önüne alınarak tasnieri yapılmıştır. Elde edilen bu örneklerin, sistematik açıdan ait oldukları tür ve cins tanımlamaları devam etmektedir. Çalışmanın ön sonuçları göz önüne alındığında, kültür bitkileri içinde en fazla buğday ( Triticum ) ve arpa (  Hordeum ) elde edilmiş olması, M.Ö. II. binyılda da bu tarımsal ürünlerin en temel besin  bileşenleri arasında olduğunu göstermektedir (Resim: 1 ve Resim: 2.). Karbonlaşmış  bitki kalıntıları arasında asma (Vitis vinifera) (Resim: 3) ve zeytin (Olea europea) (Resim: 4) kalıntılarının bolca bulunması bölgede M.Ö. II. binyılda, önemli bir bağ ve bahçe tarımının olduğunu göstermektedir. Günümüzde, bu bölgede bu ürünlerin geniş ölçekte tarımı yapılmamaktadır. Araştırma alanından elde edilen karbonlaşmış bitkisel kalıntılar içerisinde bol miktarda, doğal bitki cinslerine ait bitkisel kalıntılarda bulunmuştur. Bunlar içerisinde en fazla rastlananı engerekotu (  Echium ), semerotu (Schoenoplectus), sığırkuyruğu (Verbascum) ve ebegümeci (Malva) cinsine ait bitki türleridir. MÖ. II. binyıl tabakalarından elde edilen doğal bitki türlerinin günümüzde üst orada bulunan bitki türleri ile benzer bir kompozisyona sahip olduğu tespit edilmiştir. SONUÇ  Tatarlı Höyük kazılarından elde edilen tarım ürünlerinin büyük bir kısmının günümüzde yaygın tarımı yapılmamaktadır. Özellikle, Çukurova bölgesinde, son 100 yılda mevcut tarım dokusunun daha çok pamuk, yer fıstığı ve mısır gibi endüstriyel kaynaklı tarıma yönelmesi nedeniyle, günümüzde özellikle buğday ve arpa tarımının terk edilmesine neden olmuştur. Aynı şekilde, M.Ö. II. binyıl tabakalarında bol miktarda üzüm çekirdeğinin bulunması, bölgenin bu dönemde önemli bir bağcılık ve şarapçılık merkezi olduğunu göstermektedir. Benzer şekilde, Aslan (2012) tarafından yürütülen Hellenistik tabakaların yer aldığı açmalarda da bol miktarda karbonlaşmış üzüm çekirdeklerinin  bulunması, bölgenin üzüm ve şarapçılık açısından önemini Hellenistik Dönemde de devam ettirdiğini göstermektedir. Tatarlı Höyük’te, daha eski yerleşim alanlarının yer aldığı tabakalarda arkeobotaniksel çalışmalar hâlen devam etmektedir. İleride, bu çalışmaların bir araya getirilmesi ile Tatarlı Höyük ve çevresinde yerleşmiş insanların yaşam biçimleri ve doğal çevreleri ve bitkilerle olan ilişkilerinin kronolojik olarak ortaya konulması beklenmektedir. Tatarlı Höyük’ün Bereketli Hilâl sınırlarının kuzeybatı ucunda yer alması, bu  bölgelerde yapılacak arkeobotaniksel çalışmaların, özellikle tarımın diğer bölgelere yayılmasının anlaşılmasında ve daha iyi aydınlatılmasında önemli köşe taşlarından birisi olacağı düşünülmektedir. Kültür bitkilerinin yanında, elde edilen karbonlaşmış doğal bitki türlerine ait kalıntıların incelenmesiyle, bölgenin geçmişteki muhtemel doğal bitki örtüsü, ekolojisi ve iklimi hakkında bilgiler de elde edilmiş olacaktır. 118  ..........................................................................................................................
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x